Bilgisayar kontrollü kamerali robot kolu

İlk prototip için 4 tekerlek tahrikli bir mobil platform oluşturulmuştur. Diferansiyel sürüş sistemi ile kontrol edilen bu platform, 4 adet W fırçasız DC motora sahiptir. Üzerinde beş adet modüler bağlantı arayüzü bulunmaktadır.

Engebeli arazilerde hareket edebilmesini sağlamak adına yerden yükseklik 8 cm olarak tasarlanmıştır. Hafifliği sağlamak üzere alüminyum malzeme kullanılarak imal edilmiştir. Hem iç ortamlarda hem dış ortamlarda kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Modüler bağlantı arayüzü üzerinde iletişim ve güç hattı bulunmaktadır. Bu bağlantı arayüzü sayesinde yeni modüller kolaylıkla robota takılıp çıkarılmaktadır. Yakında, C. PWM darbe genişlik modülasyonu sinyali üreten servo motor kontrolü yapılır. Kesme aramaların bir sürü gerektirir, böyle bir singal oluşturma yoğun işlemci.

Aynı zamanda birkaç motor kontrol edilir birkaç PWM sinyalleri üreten bir bilgisayar için bile zor bir tat - en iyi durumda yüksek bir sistem yükü neden olacak ve en kötü durumda yanlış bir PWM sinyali nesil neden olacaktır, ve motor dolayısıyla hatalı bir hareket. Bu nedenle, kullanım kolaylığının yanı sıra, adanmış bir servo denetleyici bir PC'ye servo kontrol arabirim için tavsiye edilir.

Ben birine sahip olmak istiyoruz. Bana bunun için bilgi ya da şematik gönderebilir miyim? E-posta yayınlanmayacak. Sonuç olarak; gelişmiş bir kameralı robot kolu hayatı riske atmamayı sağlamakta, günümüzde keşfedilmesi gereken yerler hakkında bilgi toplamakta ve savunma sanayi başta olmak üzere pek çok alanda kullanılabilmektedir.

Kullanılabilecek Kristal Seçenekleri 9 Tablo 3. PortD ile ilgili kaydediciler 10 Tablo 4. Visual Studio da Değişkenler. MicroC Operatörler Tablosu.. Yapılan proje aşağıdaki zaman çizelgesine göre gerçekleştirilmiştir. Zaman çizelgesinin düzenlenmesiyle uygulama projesi bütün bir döneme yayılmıştır ve her hafta tez danışmanının denetiminde çalışmaların sürdürülmesi amaçlanmıştır Projenin nasıl yapılacağı hakkında tez danışmanının fikri alındı ve kullanılacak malzemeler hakkında bilgi alış-verişinde bulunuldu Devrede kullanılacak mikrodenetleyici belirlendi ve mikrodenetleyicinin bilgisayar üzerinden kontrol edilmesine karar verildi Bilgisayar arayüzü programının hangi program kullanılarak yazılacağına karar verildi.

Yazılacak programın özellikleri tartışıldı Bilgisayar arayüz programı yazılmaya başlandı Mikrodenetleyici programı yazılmaya başlandı Yazılan programların doğru çalışıp çalışmadığını denemek için temel malzemeler sipariş verildi Program yazma aşamaları sonlandırılmaya gelindi. Program sipariş edilen malzemelerin gelmesiyle test edildi; fakat ilk denemede başarısız olundu Bilgisayar arayüz programı ve mikrodenetleyici programı ile ilgili eksiklikler giderildi Elimizde bulunan temel malzemelerle tekrar deneme yapıldı ve bu kez bağlantı ve kontrol başarıyla gerçekleşti Robot kolun malzemeleri alındı, gerekli malzemeler hazırlandı ve montaja başlandı Robot kol denendi ve sonuç olarak çalışma başarıyla tamamlanmış oldu.

Bitirme kitapçığı içeriğinde neler olacağı tartışıldı Robot kolun eksik kısımları tamamlandı. Bitirme kitapçığı yazılmaya başlandı Son taslak kısmı tez danışmanına gösterildi ve eksiklikler belirlendi Bitirme kitapçığı yazılarak teslime hazır hale getirildi. Günümüzde robot kol alanında yapılan çalışmalar değişiklik göstermektedir. Robot kollar kimi zaman bir tutucu, kimi zaman ağır malzemeleri kaldırma, kimi zamanda insanların araştırmalarında kullanılan teknolojik cihazlar olarak kullanılmıştır. Günümüzde hemen hemen bütün araştırmalarda robot kol ünitesi olan makinalardan faydalanılmaktadır.

Bizde çalışmamızı bu konu üzerinde gerçekleştirdik. Çalışmamızı yaparken elimizden geldiğince hareketlerde insan kolu eklemlerinin hareketlerini kontrol etmeye çalıştık. Projemizi bitirdiğimizde de başarılı olduğumuzu gördük. Özellikle bilgisayar kontrollü cihazlarda program USB bağlantı dosyalarını otomatik olarak oluşturmaktadır. Teorik Çalışmalar 2. Bunlardan en önemli gelişme mikrodenetleyiciler üzerinde oldu. Kelime kökünde de anlaşılacağı gibi küçük mikrodenetleyiciler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır.

Tabiki bu kadar küçük mikrodenetleyicilerin yapılması kendi alanında birbirine bağlantılı birçok teknolojinin gelişmesiyle mümkün olmuştur.


  1. iphone 6 Plus casus telefon!
  2. ios casus program.
  3. BİLGİSAYAR KONTROLLÜ KAMERALI ROBOT KOL PROJESİ.
  4. USB Servo Motor Kontrolör | Lirtex on the Edge of Time Teknoloji;
  5. BİLGİSAYAR KONTROLLÜ KAMERALI ROBOT KOLU - PDF.
  6. Robot Kol Projesi.
  7. Yazı dolaşımı!

Başlangıçta fiyat pahalılığından dolayı mikrodenetleyiciler çok fazla tercih edilmemiştir. Bunların yerine birkez programlanabilen bellekler kullanılmıştır. Fakat; bu birkez programlanan bellekler mikrodenetleyiciler kadar ilgi görmemişlerdir. Çünkü herhangi bir arıza veya bozulma karşısında elinizdeki çipi değiştirmek zorunda kalıyordunuz. Başlarda aralarındaki fiyat farkından dolayı hemen hemen tüm cihazlarda bir defa programlanabilen yongalar kullanılmıştır.

Başlangıçta 4 bitlik mikrodenetleyiciler üretildi.

3 Boyutlu Akıllı Arduino Robot Kol Yapımı

İlerleyen yıllarda 8, 16 ve günümüzde 32 bitlik mikrodenetleyiciler üretilmeye başlanmıştır ve bu üretilen mikrodenetleyiciler belli mikrodenetleyici aile gruplarına bölünmüşlerdir. Çünkü farklı özellikte farklı alanlarda kullanılan çok sayıda mikro denetleyici vardır. Mikrodenetleyici adı bu kategorideki genel bir addır. Motorola ve Mikrochip Firmaları bu alanda üretim yapan, neredeyse bütün mikrodenetleyicileri üreten iki firmadırlar. Bizde devremizde Mikrochip Firmasının ürünü olan PIC18F yi kullandığımız için mikrodenetleyici yerine, pic kullanımını tercih edeceğiz.

Bu kadar küçük bir paketin içerisinde binlerce elektronik devre elemanı bütünleşerek bu muazzam paket yapısını oluşturmuştur. Mikroişlemciler bilgisayarlarda kullanılan ve neredeyse tüm işlemleri yapan merkezi işlem 2. Bununda sebebi üzerlerinde daha fazla özelliği bir arada taşımalarıdır. Bir mikrodenetleyiciye bilgisayarın kalbi diyebiliriz. Peki ya bir pic nedir? PIC ler de kuracağımız sistemin kalbidir. Çünkü bütün çevre donanımları tümleşik akıllı bir devreyle yönetilir. Buradaki akıllı kelimesi programlayıp çalışır hale getirdiğiniz mikroişlemci yada mikrodenetleyicinizin sizin sınırladığınız alanların dışına çıkmamasıdır.

Buda tabiki kullanıcıya bırakılmıştır. Şunu hiç unutmamalıyızki, bir mikrodenetleyici yapısı itibariyle bir insandan daha kısa bir sürede hatta piko saniyeler mertebesinde işlemler yapabilir ama bu alete bu işlemleri biz kullanıcılar yaptırırız. Denetleyicilerin bizlerden üstün arafı hızlı işlem yapabilme ve bu işlemleri çok küçük hatalarla sıraya dizme avantajlarıdır.

Bunlara ek olarak çok geniş bir rakamsal aralıkta işlem yaptıkları için doğru sonucu tutturma olasılıkları bizlerden daha fazladır. Sunulan özelliklere göre mikroişlemci ve mikrodenetleyicilerin işlevleri farklılıklar gösterebilir. Komut icra etme hızları değişir. Buda işlem süresini etkiler. Bit değerlerine göre bir defada işlem yapabilecekleri veri boyutları değişir. Komut kullanımı ve komutların sayısı değişiklik gösterir.

Özellikleri değişiklik gösterdiği için destekledikleri programlar değişir, buna bağlı olarak geliştirilebilecek uygulamalar değişir. Program yazarken kullandığımız adresleme biçimleri değişir, direkt ve dolaylı adresleme gibi. Programlayıcıya sağladığı donanım kolaylıkları değişir.

Bunlara ek olarak işlev yapan birimleri bazı özellikler dikkate alınarak birbirlerine bağlayan veri iletişim hatları Data Bus ve adresleme hatları Adress Bus mevcuttur. Bu yapılanmadan dolayı mikroişlemcinin mikrodenetleyiciden daha hızlı olduğundan söz edebiliriz. Ayrıca bir mikrodenetleyicinin çalışması için saat darbelerine ihtiyaç vardır.

Kısacası bu saat darbeleri mikrodenetleyicilerde ve aynı zamanda mikroişlemcilerde kalp görevi görmektedir diyebiliriz. Burada kullanılan saat vuruşu aslında bir sinyaldir. Bu sinyal bir osilatörde üretilen kare dalgaya eşdeğerdir. Geliştirilen mimariler hafıza ünitelerinin daha hızlı ve bir o kadarda güvenilir olmasını sağladı.

Geliştirilen veri yolları vasıtasıyla bilgiler bir mikrodenetleyiciden diğerine aktarılır. Bu veri aktarma işlemine data transfer işlemi denilmektedir. Bütün bu yukarıdakilere ek olarak mikrodenetleyiciler mantıksal, karşılaştırma, matematiksel hesaplamalar vs. Bir mikrodenetleyici içerisindeki program belleğine programlar yazılır ve bu yazılımlar istenilen duruma göre sabit veya silinebilir programlar olabilirler.

Yazılan bu programların çalışmasını CPU sağlamaktadır. Mikrodenetleyicilerin iş yapma kapasiteleri vardır; fakat bütün bu işleri tek başlarına yapmaları mümkün değildir. Bunun için dışarıdan harici üniteler mikrodenetleyiciye bağlanır. Bazen bu üniteler sistemin ana ünitesi iken mikrodenetleyici yardımcı ünitesi olabilir. Üretilen her bir mikrodenetleyicinin performansı, özellikleri ve desteklediği modüller değişiklik göstermektedir. PIC18F de Mikrochip firması tarafından üretilen en gelişmiş pic sınıflarından birisidir.

Bu tür mikrodenetleyiciler PIC18F ailesi içerisinde yer almaktadırlar. Bizim kullandığımız PIC18F bir çok farklı özelliğiyle diğer ayrı aile içerisindeki mikrodenetleyicilerden üstündür ve pek çok uygulama alanına sahiptir. Tabiki yukarıda verilen bu özellikler, diğer mikrodenetleyici aileleri içinde geçerlidir. Sadece PIC18F diğer mikrodenetleyicilerle kıyaslandığında daha fazla özelliğe sahiptir. Aşağıdaki şekilde PIC18F mikro denetleyicimiz görülmektedir.

Şekil 2. Görüleceği gibi entegre yapısı çok küçüktür. Bundan dolayı robotik uygulamalarında sıkça tercih edilmektedir. Çünkü sadece bir entegre ile birden fazla donanım birimini kontrol etme olanağı sağlamaktadır. Günümüzde tüm kullanıcılar optimum maliyetle işlerini sonlandırabilmek için tek entegreli devre yapılarına yönelmişlerdir. Şekilden de görüleceği gibi PIC18F mikrodenetleyicisi 40 adet pine sahiptir.

Bu pinlerden bazıları sadece giriş, bazıları çıkış, bazılarıda hem giriş hemde çıkış pinleridir. Besleme, osilatör, reset gibi ayrıca donanımsal pinlerde bulundurmaktadır. Biz bu pinlerden 13 ve Günümüzde hız çok önemli bir faktör olduğundan, bu alanda kullanımlarda hızı yüksek olan mikrodenetleyiciler daha fazla tercih edilmeye başlanmıştır. Bütün bunlara ek olarak bazı temel özellikleri şu şekilde listeleyebiliriz.

Bu çalışma modellerindeki veri taşıma işlemi farklı hızlarda gerçekleşmektedir. Entegre içerisinde USB alıcı-vericisi, 3. Data iletiminde duraklamayı önlemek için paralel porta sahiptir ve bunlara ek olarak daha bir çok özelliği yazabiliriz Güç Tüketimi Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle bu cihazlarda kullanılan güç limitleri de önem kazanmıştır. Cihaz aktif halde çalışmazken cihazı beslemenin hiçbir anlamı yoktur. Fakat cihazı besleme olmaksızın çalıştırmakta mümkün değildir.

Bu sistemlerde tam verimli çalışma arzulanmaktadır. Tam verimli çalışma için ya kuracağımız sistem akıllı olmalı yada sistemin beyni durumundaki cihaz optimum çalışma durumlarını kontrol etme yeteneğine sahip olmalıdır. PIC18F ailesinin kullanımıyla optimum enerji kullanımı başarılmıştır.

Çünkü PIC18F ailesi içerisinde birden fazla çalışma modu içermektedir. Bu çalışma modları; Normal çalışma modu Uykuda çalışma modu Boşta çalışma modlarıdır. Uyku ve boşta çalışma modlarında ler düzeyinde akım çekilmektedir. Tipik osilatör çalışmasında ise 1,1 lik akım çekilmektedir. Seçilecek olan bu modlar kullanılacak yazılıma ve yapılacak olan işe bağlıdır.

Bu PLL devresi haberleşme 7. Bu kullanımda iki farklı saat modu vardır. Kullanıcıların seçebileceği frekans aralığı çok geniştir. Entegre içerisindeki çift osilatör seçenekleri, mikrodenetleyici ve USB modülünün farklı saat hızlarında çalışmasını sağlamaktadır. İçerisinde bulunan saat modülü sayesinde herhangi bir arıza durumunda mikrodenetleyici güvenli bir şekilde kapanabilmektedir. Tablo 1. Kullanıcı yazacağı programın özelliklerine göre daha önceden konfigürasyon ayarlarını kullanarak osilatör tipini belirlemektedir.

Bilgisayar kontrollü kamerali robot kolu

Biz devremizde HS yüksek hız tipi kristal kullanmayı tercih ettik ve programlamayıda bu kristalin özelliklerine göre yazdık PIC18F nin Kendine Has Yapısal Özellikleri Her pic ailesinin kendine has bazı özellikleri vardır; fakat PIC18F ailesi diğer pic ailelerine bazı ek özellikleriyle fark atmaktadır.

Tablo 2. Kullanılabilecek Kristal Çeşitleri[5] Yukarıdaki tabloda görüleceği gibi 4, 8 ve 20 MHz olmak üzere 4 farklı kristal seçeneği bulunmaktadır. Yüksek hız arzulandığında 20 MHz kristal kullandık.

Haber Bültenimize Katılın

PIC tipi mikrodenetleyiciler tek başlarına bir iş göremezler, harici donanım birimlerine bağlanarak gerçekleştirilecek işlemi uygularlar. Bir veri donanım işletilmek istenirse çıkış portu, donanımdan gelen verileri algılamak ve gerekli çıktıyı oluşturmak için de giriş portları kullanılmaktadır. Entegre içerisindeki her bir port 3 adet kaydediciye sahiptir.

Biz burada sadece 9. RC servo motoru kontrol etmek için PortD giriş ve çıkış portlarını kullandık PortD PortD hem giriş hem çıkış özelliğine sahip 8 bit lik bir porttur. PortD tamponlanmıştır, yani bir veri gönderilene kadar eski veri PortD ve LatD kaydedicisinde tutulur. Tablo 3. PortD ile ilgili kaydediciler ve bit leri[6] Yukarıdaki tabloda PortD nin kaydedicileri ve kaydedicilerin yerleştiği bitler görülmektedir. PortD ye ait bütün bu pinler Schmitt Trigger giriş tamponları ile gerçekleştirilmiştir. PortD aynı zamanda SSP olarakta yapılandırılabilir. Buradaki timer modülü isteğe bağlı olarak hem zamanlayıcı hemde sayıcı olarak kullanılabilir.

Timer ı hangi amaçla kullanacağınızı belirledikten sonra geriye sadece ona uygun programı yazmak kalır. Timer lar mikrodenetleyici için yazılan ana programdan bağımsız olarak çalışır ve gerekli zaman yada sayma işlemlerini gerçekleştirirler. PIC18F mikrodenetleyicisi Bu zamanlayıcılar ortaya çıkan durumlara karşı kesmeler üretirler. Bu donanım modüllerinden Timer0 zamanlayıcısı bit, Timer1 ve Timer2 8 bit ve Timer3 16 bit liktir. Yazmış olduğumuz pic programında Timer0 ve Timer3 birimlerini kullandık.

Kullanılan bu timerlar da farklı özelliklere sahiptir. Genel hatlarıyla bu özellikler; Okunabilir ve yazılabilir olmaları Kesme oluşturabilmeleri Dahili ve harici clock seçimi Taşma oluşturduğunda kesme üretebilme Programlanabilme gibi özelliklerdir Darbe Genişlik Modülasyonu Modu Darbe genişlik modülasyonu rc servo motorlara hareket vermek için kullanılan bir modülasyondur.

Bilgisayardan gönderilen vuruşlar rc servo motor tarafından çözülür ve gönderilen periyota göre bir dönüş açısı elde edilir. Bu darbe sürelerine ek olarak besleme gerilimleri de önemlidir. Maksimum ve minimum besleme gerilimleri açısından dönüş açısı kadar fark olabilmektedir. Elde edilecek darbe genişlik sinyali; mikrodenetleyici osilatör frekansı, kullanılacak timer modülü ile ayarlanır. Buradaki periyot bir PWM çevrimi için geçen süredir. Her bir rc servo motor için bu PWM değerleri ayrı ayrı belirlenmektedir.

RC servo motor istenilen dönüş derecesini PWM larını kullanarak ayarlamaktadır. PWM süresi aşağıda verilen formülle hesaplanmaktadır. Burada bulunan değerler kullanılan rc servo motor için çok önemlidir. Her bir vuruşun yükselen kenarı rc servo motora logic 1 değerini vuracaktır ve motor aktif hale geçecektir. Bu programı tercih etmemizin pek çok sebebi vardır.

Bunlar aşağıda listelenmiştir. NET gibi diğer programlarla uyumlu çalışabilmesi Nesne kodlarının yazılmayıp program tarafından oluşturulması Diğer bilgisayarlara setup dosyası oluşturarak kısa bir sürede kurulumun olması Microsoft Visual Studio programı Microsoft Firması tarafından geliştirilen ve üzerinde pek çok kütüphanenin hazır bulunduğu bir yazılımdır. Gerek duyulduğu halde programa kullanıcılarda kütüphane yazabilir veya ekleyebilirler. Visual Studio nun pek çok versiyonu vardır. Bu yazılımlar demo limitli şekilde Microsoft un sitesinden ücretsiz indirilebilmektedir C da Mevcut Proje Açmak veya Kapatmak C içerisinde daha önce açılıp kapatılan visual studio projeleri Start Page sayfasında Recent Project kutusunda gösterilmektedir.

Bilgisayarınızda kayıtlı olan herhangi bir projeyi açmak istiyorsanız Open adı altında gruplanan seçeneklerden Project seçeneğine tıklamanız gerekmektedir. Yeni bir visual studio penceresi hazırlamak istiyorsak Start Page başlangıç sayfasındaki Project butonuna tıkladıktan sonra ekranda yeni bir pencere görülür.

Bu pencere bizim oluşturacağımız proje hakkında bilgiler içerir. Bu seçenekler kurduğumuz programın özelliklerine göre değişmektedir. Bu form üzerindeki Name seçeneğiyle projenizin ismini seçebilirsiniz.

Diplomasi - Henry Kissinger

Location seçeneğine projenin nereye kaydedileceğini göstermektedir. Bu ayarlamalardan sonra yeni proje penceresini kapattıktan sonra aşağıdaki gibi bir form gelecektir. Bütün formlar ve değişiklikler bu pencere üzerinde yapılacaktır. Kısacası Form penceresi üzerinde bütün nesne özellik ve değerlerinin değiştirilebildiği penceredir Properties Penceresi Yeni bir pencere açıldığında karşımıza ilk gelecek pencerelerden biri özellikler yani Properties penceresidir.

Properties penceresi çalışma ortamına göre herhangi bir yere taşınabilir. Bu pencere seçili nesnelerin özelliklerini göstermektedir. Başlangıçta for sayfası üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadığımız için sadece Form1 sayfamızın özellikleri gösterilmektedir. Form üzerinde herhangi bir değişiklik yapmış olsaydık properties penceresinde de değişiklikler oluşacaktı. Bu pencerede çalışma alanına çift tıklayarak kod penceresine geçebiliriz. Açılan bu kod penceresi içerisinde değişiklikler yapmak mümkündür Solution Explorer Penceresi Üzerinde çalıştığımız projeye hangi form veya class ların dahil edildiğini bu pencere gösterir.

Bu pencere visual studio programının sağ kısmında yer almaktadır. Aynı zamanda bu pencere visual studio penceresine bağımlı haldedir. Bağımsız hale getirmek için başlık çubuğuna çift tıklamamız gerekmektedir. Projeye bağlı olarak buradaki sınıfların sayısı artırılabilir. Bu sınıflardan söz etmek gerekirse; Properties Sınıfı: Proje üzerindeki nesnelerin özelliklerini içermektedir. References Sınıfı: Projeye dahil ettiğimiz dosyaları içermektedir.

Form Sınıfı: Projedeki görsel nesnelerin yerleştirildiği kısımdır. Program Sınıfı: Proje içerisindeki tüm nesnelerin kodlarının içeren kısımdır Form Designer ve Code Editor Pencereleri Form designer penceresi projeye dahil edilen görsel nesneleri barındırmaktadır. Her açtığımız formun sayfa kodları birbirinden farklı olacaktır. Bu kodları görmek için sayfanın üzerine gelip sağ tıklayıp view code seçeneğini seçerseniz form designer ın kodlarını görebilirsiniz.

Form oluşturmak veya formla ilgili kodların içerikleri view code seçeneğinde verilmektedir. Kullanıcı isteğine göre buradaki kodları değiştirebilir. Hazır nesne kodları biz kullanıcıların işlerini de kolaylaştırmıştır. Visual studio nun nesne yönelimli bir programlama dili olması itibariyle yeni bir nesne oluşturmak veya bu nesne kodlarını tekrardan yazmak gerekmemektedir. Bizde kendi projemizdeki nesneleri visual studio kütüphanesindeki alt başlıklardaki Toolbox sekmesinden ekledik Toolbox Penceresi Visual studio kullanımında bize en büyük kolaylığı Toolbox penceresi sağlamaktadır.

Toolbox penceresi ana programın sol üst kısmında yer almaktadır ve programı yerleştirirken ekrana otomatik olarak sabitlenen penceredir. Kapatıldığında ise view penceresinden tekrar açılabilir. Tabiki visual studio içerisindeki nesneler bu kadarla sınırlı değildir. Bu nesneler sadece Windows Forms sınıfı altındaki nesnelerdir. Bu nesneleri sürüklenerek form sayfasına taşınabilir ve üzerinde istenilen değişiklikler kolayca yapılabilir. Button, trackbar ve label bunlardan sadece birkaç tanesidir.

Birkaç işlemle bu nesnelerin özellikleri kolayca değişebilmektedir. Örneğin; trackbar ı sürüklerken hangi değerleri alacağını properties penceresinden kolaylıkla seçebiliriz Kontroller Hakkında Temel Bilgiler Biz burada sadece toolbox penceresinde bulunan birkaç tane nesnenin kontrolünden söz edeceğiz. Bahsedeceğimiz bu nesneler bizim programımızı yazarken kullandığımız nesnelerdir.

Visual studio çerisinde yüzlerce nesne barındırmaktadır. Ana pencerede bulunan class ve modüllere kontrol adı verilmektedir. Bu kontrolörler görsel iyileştirme ve kullanıcıya kulanım kolaylıkları sağlamaktadır. Label üzerine sağ tıklayıp properties seçeneğini seçtiğimizde labelimizin form üzerindeki özelliklerini görürüz. Properties penceresinden bu özellikler kullanılarak Label nesnesi üzerinde değişiklikler yapılabilir. Label1 toolbox ın içerisindeki değiştirilmemiş nesnedir. Diğer labeller ise bizim tarafımızdan düzenlenmiştir. Bir labele yazı yazacağımız gibi renk değişikliği de yapabiliriz.

Sürüklediğimiz nesnelerin sadece renkleri ve yazıları değil o nesneye ait kodlarda değiştirilebilir. Nesne üzerine gelip sürüklediğimizde form üzerine yerleşecektir. Label ile button kontrolü hemen hemen birbirine benzemektedir. Birkaç küçük fark vardır. Button üzerinde click özelliği bulundururken; Label etiket ve bulunan sonun çıktı şeklinde geri yansıtma özelliği gösterir TrackBar Kontrolü TrackBar nesnesi bir girdiyi adım adım göndermek için kullanılmaktadır.

Bu verinin uzunluğu properties içerisindeki seçeneklerden manuel olarak ayarlanabilir. Örneğin; biz sistemizde 0 den e kadar bir bölmelendirme yaptık. Kullanacağımız trackbar ıda arasında ayarladık. Bu eşit parça her defasında birer birer artmaktadır.